Gezi Rehberi

Kız Kulesi Hakkında Bilgi

Marmara Denizi’nin Boğaziçi ile birleştiği Üsküdar’a yakın denizin ortasında küçük bir kayalık ada üzerine inşa edilen Kızkulesi (Kız Kulesi, Leander’s Tower olarak da bilinir) ilk yapımından bu yana çeşitli amaçlarla kullanılmıştır.

Eski çağlara, 2500 yıl öncesine dayanan bu eşsiz yapı, İstanbul’un tüm tarihine tanıklık etti. Eskiçağ’dan başlayarak, Antik Yunan’dan Bizans İmparatorluğuna ve Bizans döneminden Osmanlı dönemine kadar, Kız Kulesi’nin tarihinin her dönemine şahitlik etmiştir.

Rum araştırmacısı Evripid’in sözlerine göre, ilk önce Asya sahillerine bağlı bir anakara ayrıldı ve zamanla bir adaya dönüştü. O zamanlar, Atina komutanı Alkibiades, donanma trafiğini kontrol etmek ve gümrük ofisi olarak kullanılmak üzere bu adada bir kale inşa etti.

Kız Kulesinin Çeşitli Kullanım Amaçları

  • Komutan Chares’in karısı için mermer sütunlarda tasarlanmış bir türbe olduğu söylenir.
  • Atinalı Atinalı komutan Alkibiades, MS 411’de Atina ve Spartalılar arasında savaşın sonunda Spartalıları kontrol altında tutmak için burada bir kale yaptı.
  • MS 1100’de ilk eleştirici kule yapısı Bizans İmparatoru Manuel Comnenos (1143-1178) tarafından ” Arcla ” adlı küçük kule anlamına gelen bir savunma kulesi inşa edilmiştir.
  • Salgın kolera kendisini İstanbul’da 1830 yılında gösterdiğinde, Kız Kulesi, hastane olarak kullanıldı.

Battal Gazi Hikayesi

Battal Gazi’nin hikâyesi, Osmanlı zamanında anlatılan son hikayedir, Battal Gazi adlı bir Türk kahramanı, İstanbul’a geldiğinde (Constantinopoli) bir kıza aşık olmuştur. Kız Kulesi’nde bir kamp yapmıştır ve burada yedi yıl kalmıştır. Bu hikâyeye göre, yedi yıl kalmasının sebebi, ev sahibinin kızına aşık olması; buna karşılık kızı Battal Gazi’den korktuğu için kulede, hapishanede tutmuştur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Benzer İçerikler