İnsanlar Neden Ölür?

İnsanların ölüm nedenleri insanlık tarihi boyunca büyük ölçüde değişim göstermiştir. Tarih öncesi çağlardaki insanlar, Antin Yunanistan’daki insanlardan farklı nedenlerle, günümüz insanları ise çok daha farklı nedenlerle öldüler. Aslında, tarih boyunca ölümün önde gelen nedenleri, insanların o zamanlar ve şimdi neye benzediği hakkında şaşırtıcı miktarda gerçeği açıklayabilir.

Tarih Öncesi Zamanlarda Ölüm

Herkes, tarih öncesi zamanlarda insan yaşamı beklentisinin ne kadar düşük olduğuna dair yanlış olmayan rakamlar duymuştur. Tarih boyunca ortalama yaşam beklentisi aslında 20 yıl gibi düşük bir yaş olmuştur.

Kulağa kötü geliyor ama göründüğü kadar kötü değil. Evet, insanlar daha kısa yaşıyorlardı ancak ortalamanın bu kadar düşük olmasının nedeni, bebeklik döneminde bugün olduğundan çok daha fazla çocuğun ölmesiydi. Modern bilimden önce bebek olmak son derece tehlikeliydi. Ortalama yaşam beklentisini hesaplarken, çocuk ölüm oranları bu sayıyı büyük ölçüde çarpıtıyordu. Bu yüzden eski zamanlarda, çocukluk çağını geçmeye yetecek kadar şanslı olunsaydı, birçok insan 30 yaşından daha fazla yaşayabilirdi.

Yetişkinliğe geçmeyi başaranlara gelince, ölümün önde gelen nedenleri kazalar, yiyecek eksikliği, büyük hayvanlar tarafından avlanma, bulaşıcı hastalık ve doğum yapmaktı. Ancak hayat son derece tehlikeli olsa da, kanser ve diyabet gibi önde gelen ölüm nedenlerinden neredeyse hiçbiri yoktu. Bunu, insanlar bu hastalıklara yakalanacak kadar uzun yaşamıyordu diye de açıklayabiliriz.

Daha Fazla İnsan, Daha Fazla Sorun

Tarih öncesi insanlar nadiren bulaşıcı hastalıklar nedeniyle ölüyordu. Sıtma, çiçek hastalığı, veba vb. hastalıklar yayılmıyordu çünkü göçebe nüfus çok yayılmıştı. Ancak bunların hepsi tarım devrimiyle değişti. İnsanlar şehirlerde yaşamaya başladığında, bu enfeksiyonlar yaygın ölüm nedeni haline geldi.

İnsanların birlikte yaşamaya başlamasıyla yaygın hale gelen bir başka ölüm nedeni de “şiddet” oldu. Görünen o ki, insanlar her zaman anlaşmakta zorlanıyorlardı ve Bronz ve Demir Çağlarında şiddet nedeniyle ölüm son derece yaygındı. Bazı kültürlerde, tüm ölümlerin %10’u insanların birbirini öldürmesinden kaynaklanmaktaydı.

Ölüm Nedenleri Değişti

19. yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılın başlarında şiddet nedeni ile ölümler ve bebek ölümleri hala şaşırtıcı derecede yüksek olmasına rağmen azalma gösterdi ve yaşam beklentisinde yükselme yaşandı. Ancak her şey tozpembe değildi. Pnömoni, grip ve tüberküloz gibi bulaşıcı hastalıklar ölüm nedenleri listesinin en üstündeydi. İnsanlar da daha uzun ve hareketsiz yaşamaya başlamışlardı. Bu nedenle kanser ve diyabet aniden geçmişte olduğundan daha fazla insanı öldürmeye başladı.

Bu dönem, ölüm kayıtlarının önceki kültürlerden daha iyi tutulduğu bir dönemdi. Aynı zamanda tıp biliminin hala oldukça havalı olduğu bir zamandı. En çok ölüme neyin sebep olduğu hakkında daha ayrıntılı bir kanıtımız olsa da, bu listelerde “kendiliğinden yanma”, “soğuk su içme” ve “hedefi bulmayan top mermileri” gibi nedenler de yer alıyordu.

Ancak, soğuk su içmenin ve kendiliğinden yanmanın tehlikelerine rağmen, doktorlar ölüm vakalarının geleceği konusunda son derece iyimserdi. İnsanların kanseri iyileştirmeye yakın olduğuna ve öjeniklerin (arzu edilen kalıtsal özelliklerin oluşumunu arttırmak için kontrollü üreme ile bir insan popülasyonunu geliştirme bilimi) bizi neredeyse her şeyden kurtulabilecek süper insanlara dönüştüreceğine inanıyorlardı.

Tabii öyle olmadı.

Modern Çağda Ölüm

İnsanlar bugün hala, eskisinden farklı nedenlerle ölüyor. Tıp bilimindeki gelişmeler bulaşıcı hastalık tehlikesini büyük ölçüde azaltmış durumda. Tabii buna bağlı olarak yaşam beklentimiz de yükseldi. Tabii ki bu iyi bir şey, ancak kanser gibi yaşa bağlı hastalıklar çok daha yaygın hale geldi. Ayrıca, hareketsiz yaşam tarzımız diyabet ve kalp hastalığı gibi şeyleri son derece yaygın hale getirdi. Gelişmiş dünyada kalp hastalığı her şeyden daha fazla insanı öldürüyor.

Kaza sonucu ölümler de farklı nedenlerle gerçekleşiyor. İnsanlar eskisi kadar fazla şiddet ya da yırtıcılar tarafından öldürülmüyor ancak trafik kazaları ve aşırı doz ilaç kullanımı yaygın ölüm nedenleri arasında yer alıyor. Görünüşe göre, insanlık ilerleyip çağa adapte olsa da, ölüm yeni yollar bularak insanlık üzerinde etkili olmaya devam ediyor.

Ancak yıllar içinde önde gelen ölüm nedenlerini öğrenmek oldukça kolay olsa da, bu basit suçluların altında daha derin bir soru var. Vahşi hayvanlardan, katillerden, trafik kazalarından, aşırı dozda uyuşturucudan, sıtmadan, kanserden ve diğer nedenlerden kaçınsak bile, hepimiz sonunda öleceğiz.

İnsanların Ölmesinin Temel Nedeni

Ölümün kaçınılmazlığı temelde yaşlanmayla ilgilidir. Peki, canlılar neden yaşlanıyor? Hayat neden süresiz olarak devam edemiyor? Tüm canlılar neden ölmek zorunda? Bunlar, bilim adamlarını yıllardır meşgul eden bir sorular.

Yaşlanmanın evrim ve doğal seçilim sağlamak için gerçekleştiğine inanılmaktadır. Eğer yaşam formları hiç ölmezse, genlerini aktarmak için hiçbir nedenleri olmazdı ve bu yüzden asla evrimleşemezlerdi. Dolayısıyla, sezgisel olarak, yaşlanma aslında yaşamın uzun vadede gelişmesine izin veren şey olabilir.

Dünyadaki hemen hemen her hücresel yaşam formunun yaşlanma nedeni budur. Victoria’nın tüm hastalıkları tedavi etme, bu makalede bulunan her yaygın ölüm nedenini yavaşça işaretleme idealine ulaşmayı başarsak bile, ölüm yine de bizi bulacaktı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.