Enver Paşa’nın Atatürk’e Mektupları: (26 Ağustos) Rus ve Dünya Siyaseti

Enver Paşa’nın 1920 yılında Moskova’ya varışından hemen sonra, 26 Ağustos’ta Mustafa Kemal Paşa’ya yazdığı, siyasi durumları tahlil eden mektubu ilgi çekicidir.

“Ben İslâm muhitinde teşkilat kurarak memleketin halâsı uğrunda çalışmak maksadıyla buraya geldim.” Sovyetler, İngilizler aleyhinde olacak her türlü teşebbüse yardıma yatkın görünüyorlar. Avrupa’nın durumu çok karışık. Almanya’da sosyalistler güç kaybetti; hükûmet nasyonalistlerle demokratların elinde. Barış şartlarının uygulanması mümkün olmadığı halde, müttefikler her gün baskı yapıyorlar. Almanlar vakit kazanmak için her şeyi kabul ediyor; ama beş altı ay sonra Fransızlarla savaşa girmeleri muhtemel. İtalyanlar savaştan pek çok zararla çıktılar; ama her gün İngilizlerin baskısı altındalar. Ekonomik sıkıntıları iç işlerini karıştırmıştır. Antant aleyhtarı Civiliti’yi iktidara getirmek zorunda kalmışlardır. İtalyanlar dayanacakları bir kuvvet arıyorlar “ve İngiltere aleyhine çalışan sizleri tabii bir yardımcı addediyorlar.” Bu durumdan yararlanarak İtalya’ya bir adam gönderirseniz, silah vs. almak kolay olur. Bütün Avrupa’da İngiliz aleyhtarlığı var. Fransa da memnun değil; ama Almanya’dan çekindiği için sesini çıkartamıyor. İngiltere beş sene sonra denizlerdeki üstünlüğünü Amerika’ya kaptıracaktır. Şu anda ciddi bir İrlanda meselesi vardır. İngiliz işçi hareketi de hükûmeti düşündürmektedir. Mısır, Hindistan ve Irak’taki hareketleri de katınca, İngiltere’nin iç durumunun pek parlak olduğu söylenemez. Bu bakımdan dış politikasında şiddet kullanamaz. Rusya da iç ve dış zorluklar içinde. Almanlardan silah almak istiyorlar. Avrupa’nın bu durumu bizim için pek müsait. Ancak, Avrupa tam karışana kadar direnmek lazım. İslam ülkelerinde Antant aleyhinde başlayan cereyan ve hareketlerin tek merkezden yönetimi lüzumunu düşündük. Hintli Ahmet Ali ile de ilişki kuruldu.”

Enver Paşa ayrıca, Azerbaycan ordusunun yeniden kurulması ve buradan Anadolu’ya yardım edilmesine de Rus hükûmetinin sıcak baktığını yazar. (H. Cahit Yalçın, Gizli Mektuplar, s. 43–46)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.