Sağlık & Yaşam

Anne Karnında Müzik Dinletmek

Anne olmak dünyanın en güzel duygusudur. Tarifi imkânsız yaşayanlar için mükemmel bir duygu. Anne olmak kadının omuzlarına yüklenen bir vasıftır adeta kutsal bir görev de denilebilir. Şüphesiz ki her kadının temel içgüdüleri vardır. Anne tarafından bakıldığında basit; dokuz ay sonra dünyaya gelecek, ufak tefek kız veya erkek, şirin bir şey doğacak diye anne ve baba adayları beklenti içinde olmaktadırlar. Bu duruma bebek açısından bakıldığı zaman; bu koca dünyaya savunmasız bir şekilde hayata katılıyor ve kendi kendine hiç düşünmez mi acaba ben şimdi neyim, ne oluyorum, nerede yaşıyorum, ne olacağım, kimlerle tanışacağım? Nasıl bir dünyada yaşayacağım, nasıl bir aileye geleceğim, kimdim kim olacağım demez mi? Anne ve karnındaki bebeğin arasında çok güçlü ve sıkı sıkıya bağlı duygusal bir bağ vardır. Anne ve bebek arasındaki bu bağ 4. aydan sonra bebeğin işitme duyusunun oluşması ile başlamaktadır. Bebek anne karnında duyduğu ilk şey annesinin kalp atışlarıdır. İlk gördüğü de anne rahmidir. Bebek dokunma hissini de anne karnında tatmaktadır. Bir bebek için tek gerçek biricik annesidir.

Bebekler müzik olgusuyla ilk olarak anne karnında karşılaşırlar. Anne karnındaki bebek için rahimdeki ses adeta saç kurutması veya bir elektrik süpürgesi çalışıyormuş gibi gürültülü bir sesten başkası değildir. Bebek anne karnında sesleri net bir şekilde duyabilir. Çünkü annenin sesi bebeğe doku ve kemikler vasıtasıyla iletilmektedir. Gebe olan bayana müzik dinletmek için mutlaka müzik setinin yakınında olması gerekmez. Çünkü bebek her açıdan müziğin sesini duyabilir. Bebekler genelde tiz sesleri daha iyi algılamaktadırlar. Kalın sesleri de işitir fakat verimli olmaz. Bu durum bebeğin henüz kulak yapısının tam anlamıyla oluşmadığını göstermekle birlikte karın zarının çok iyi bir şekilde sesleri iletmediğini de göstermektedir.

Müziğin en önemli unsuru ritimdir. Anne karnında bebeğe müzik dinletirken çok dikkatli olmak gerekir. . Bebeğe mümkün oldukça yavaş ritimlerde müzik dinletilmesi gerekir. Bizlerde olduğu gibi bebeklerde de müziğin sakinleştirici özelliği vardır. Genellikle önerilen klasik Türk müziği gibi yavaş tempolu müziklerdir. Hızlı tarz müzik önerilmez. Çünkü bebek anne karnındayken kalp ritmine alışkın hızlı ritimlerden hoşlanmayabilir. Mozart ve Beethoven tarzı yumuşak müzikler önerilmektedir. Hepimizde olduğu gibi bebeklerin de alışkanlıkları vardır. Bebekler dış dünyadayken de dinledikleri müzikleri hatırlar ve bundan büyük keyif alırlar. Anneler için bu durum da avantaja dönüşmektedir. Bebekler huzursuz olduklarında veya ağladıklarında bu müzikleri dinleterek bebeğinizi sakinleştirebilirsiniz.

Müzik dinletmeye anne karnındayken başlayıp bunu yıllarca devam ettiren ailelerin savunduğu tek durum ;”çocuğumuz zeki olsun diye dinletiyoruz. “Yapılan araştırmalarda pedagoglara en çok yöneltilen sorulardan birisi şu şekildedir: ”Çocuğumuza gebeyken müzik dinlemediği için mi bebeğimiz şu anda hiper-aktif acaba? ”Bu soruların cevapları müzikle ilgili olmayıp tamamen genetiksel ve beslenme gibi konular ile yakından alakalıdır.

Hamilelik döneminde bebeğe dinletilen müziklerde kesinlikle zekaya hiçbir etkisi yoktur. Bu konuda Harvard Üniversitesi’nin yaptığı bilimsel çalışma anne karnındayken müzik dinleyen çocuklar zeki oluyor tezini çürütmüştür. Araştırmalara göre %80 oranında yetişkin kitlenin bu algıya inandığı tespit edilirken “Mozart etkisi” tezi de tarihe karışmış oluyor.

Müzik dinlemenin anne ve bebek üzerindeki etkisi anneyi stresten uzaklaştırmak ve bebek için ise rahat ve huzur verici bir ortamda dış dünyaya “merhaba” diyene kadar sakin zaman geçirmesine yardımcı olmaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Benzer İçerikler